Antropoloji biliminde bol bol kutsallık üzerine muhabbetler döner. Bayrakta bir çok ülke için kutsallık içermektedir. Benim için bu normal bir durumdur.Arkea toplumlarda dahi bir kutsallık mevcuttur. Bunun kökeni çok eskiye ve bir çok etmene dayanabilir. Örneğin totemler insanların doğaya anlam verme ve bir şükran ürünüdür diyebiliriz. Aslında tanrı olgusunun maddeleştirilmiş elle dokunur hale getirilmiş halidir.Galiba (tabi bu kesin değil) ilk kutsallaştırma doğa ile başlamış olabilir diye düşünüyorum. Ama insanın evriminde önemli olan yiyecek, besinde olabilir. Zamanla beyin gelişimi ile bunu bize sunan doğaya karşı bir kutsallaştırma başlamış olabilir. Neyse bunu yazıyı neden yazdığımı anlamamak güç değil. Malum son günlerde Lice'de kalekol yapımına karşı direnen halktan bir genç kurşunlanarak öldürüldü. Gerçekten çok üzücü bir durum. İnsanların böylesi şeyler için ölmesi vahim, beni de aşırı derece de üzen bir şey. Bu ülkede yıllardır insanlar öldü, ölüyor. Sağcısı, solcusu, kürt'ü türk'ü. Ne yazık ki çoğuda acı biçimde devlet eliyle ve karşılıklı grupların hesaplaşmaları ile öldürülüyor, katlediliyor. Şüphe yok ki bu durumdan en çok çeken Doğu'da yaşayan insanlardır. Bakın özellikle benim gibi batı'da yaşayan çoğu insan orayı anlayamaz ben doğu'ya hiç gitmemiştim, hatta hiç gitmek istemezdim, geçen mayıs ayında Mardin' de bulundum. Gerçekten güzel bir deneyimdi. Ama ondan öte üniversitede çok insanla tanıştım ve hikayelerini dinleme fırsatı buldum. Bu insanların çoğu zulüm görmüş, gerçek, inkar edilemez bir durum. Ancak benim Doğu'da yaşamış ve saldırılara maruz kaldığını iddia eden arkadaşlarım da oldu. Doğru olabilir, hatta doğrudur da. Bu insanların cahilliği, empati yoksunluğu vb. durumlar ile ortaya çıkan, tetiklenmesinde gördükleri zulüm ile intikam ve savaş duygusunun artması vb. şeylerle ilişkendirebilir. Bunları geçelim.
Gündemimiz yine yoğun.. Lice'de bir genç öldükten sonra cenazesi sonra olaylar çıktı, insanlar 'doğal' olarak arkadaşlarını öldürenleri, askeri, polisi, devleti protesto ediyorlardı. Bu esnada bilmem hava komutanlığında bir bayrak indirildi. Kendisi elbetteki Türk bayrağı idi. Gündem şimdi bununla baya baya meşgul. İnsanları böldü, aynı safta olan insanları ayrıştırdı ne yazık ki. Yeni okudum BDP bununla ilgili bir açıklama yapmış. Gerçekten tebrik etmek lazım, sağ duyulu bir açıklama olmuş. Buradan okuyabiliriz bunu. Bence ihtiyacımız olan şey böyle bir açıklama. Artık bizi bir şeylerin sürekli çatışmaya, artık daha fazla insanın ölmesine vesile olacak şeylere sebep olmamalı. Bayrak indirme konusu da yanlış bir durum gerçekten. Ben bayrakların kutsallığına inanan bir insan değilim. Ancak bu demek değil ki tarihsel bir geçmişi ve insan bilincinde yatan kutsallaştırma aşkını yandısayamayız. Milliyetçilik akımı fransız devrimi ile gelen ve imporatorlukların yıkılmasında öncül bir yere sahiptir. Bu süreçte kutsallaşan ve insanları birleştiren bir kaç şey var. Bunlardan biri bayrak ve sözde ırk, ırkın arkasında etnik kökenler, kültürel farklılıkların oluşturdukları oldu. Burada da saygı duyuyorum.
Asıl konu ise bizim sürekli bölünüyor olmamız. Ülkede AKP iktidarını sevmeyen belli bir kesimiz. Ülkenin bir yarısın oluşturuyor neredeyse. Liberaller, komünistler, anarşistler, ülkücüler vb, farklı ideolojilere sahibiz. Bu da kaçınılmaz şeyleri getiriyor doğrusu. Çok çabuk bölünüyor ve toparlanamıyoruz. Gezi ile insanlar empati kurmasını başarıyorduk ki olan oldu. Üzüldüm böyle bir duruma ben açıkçası, ülkedeki bu kaosu siyaset çözmeli, şiddet değil. Ama sürekli bir iktidar faşizmi, ona karşı direnişteki şiddet iyice işleri karıştırıyor ve karmaşıklaştırıyor, yerel halkları özellikle bu 'çatışmaya' aşina olmayan Türkleri veya Kürtleri haklı direnişten uzaklaştırıyor. Ötesinde akp'nin eline bayrak kozu geçti şimdi adamlar bunu baya kullanacaklar. Ötesinde komik olan açılım ve özerkliği kabul edecek seçmen kitlesini bayrakla şahlandırabileceği. Bu nokta çok ilginç ve anlam veremiyorum. Ama sanırım bu insanların kitle psikolojisi ve cahilliği ile ilgili bir durum. Bu arada sürekli cahillik dediğimi de bakmayın insanları böyle cahil demeyi seven biri değilim. Burada anlatmak istediğimin daha farklı bir olay olduğunu vurgulamalıyım. Çünkü cahillik sadece kitlenin suçu değil.
Özünde olmasaydı iyiydi diyebileceğimiz bir olay oldu bu. Bayrak kutsalını Gezi'de iyi kullandık, kullanmaya devam edeydik eğer daha fazla başarılı olurduk. Bir de bir kaç kişi üzerinden insanları suçlamayı bırakmalıyız bu cidden çok iğrenç bir şey. Doğu'da olanları görmüyorlar şöyleler böyleler bu tarz şeylerle prim yapanlar var. Onlarında geçim kaynağı böyle bir şey olmuş.


0 yorum:
Yorum Gönder