15 Temmuz 2014 Salı

Toplumun Değerlerinin Değişimi

10:52

Share it Please
2002'de iktidara gelen parti ile beraber sistematik bir biçimde değişen eğitim sistemi, hatta bir çok kez değişen eğitim sistemi, ilerleyen yıllarda iktidarın kendine olan güvenin tavan yapması ile birlikte artık iş daha ciddiyete bindi be 12 yılda toplumda inanılmaz bir değişim yaşandı. Bunu görmezden gelinemez sonuçları, kadın cinayetlerinin artması, tecavüzlerin patlama yapması, örtünmenin artması, örtünmenin ilk okullara kadar düşmesi vb. durumlar ile görülebilir. Benim sosyal hayata özgürlük fikirlerim var ve bunları sonuna kadar savunurum. Ancak bireyin reşit olabileceği yaşlar arasında - bu bence 15-16 yaşından itibaren başlar(ve değişkenlik gösterir +-2 diyebiliriz.)- bu kararları verme özgürlüğü olmalıdır. Ailevi baskı, mahalle, toplumsal, iktidar vb baskılar asla olmamalıdır. Ancak günümüzde bunu görmek neredeyse imkansız. 10 yaşındaki çocuk kapanıyor ve cemaatlerin kurslarına gidiyor yavaş yavaş başlanan bu örtünme ve sistematik bir yol ile başörtüsü takmak namus, iffet haline gelip kız çocuklarına özendiriliyor. Bu özendirme işini genellikle yeni türeyen türban modası tetikliyor. Bu moda kadınların makyaj yapmasına veya istediği gibi giyinmesine karışmıyor ama her türlü kombinasyon için birer kapanma simgesi koyuyor. Bu yeni moda akımı kızların, genç kızların ilgisini ziyadesi ile çekmekte. Özellikle zihinlere pompalanan dar kafalı düşünce ile birleşince normal olarak hem bu tarz firmalar tavan yaptı hem reklamlar çoğaldı. Bunların hepsi birbirini izleyen bazıları iktidar, bazıları özendirilmiş iş adamları, bazıları ise raslantısal olarak açılan mağazalar ve onların reklamları ile gerçekleşiyor.

Şu ana kadar yazdıklarım dar çerçeve de ailem ve etrafımda gördüklerim ile paralel ve onların oluşturduğu örneklem ile yapılan tümevarımlarımdır. Ama işin ciddiyeti bununla da kalmıyor. İnsanları kandırmakta usta olan bu açık gözlü insanlar artık yerel belediyeler ile ortak çalışarak fakir-orta geçimli insanların yaşadığı -özellikle bu bölgelerde kurulduğuna dikkat çekmek istiyorum- bölgelere "bilgi evleri" adı altında sadece dini bilgi aktarım ve sünnilik "ideolojisini" öğreten "eğitim yuvaları" kurmaya başladılar- hatta bitirdiler - başka illerde bu uygulamadan var mı araştırmadım, ancak soruşturmayı düşünüyorum ama yaşadığım ilde bizzat belediye eli ile bu evlerden açıldı ve sayıları 6-7 civarı. Bunların hepsi de orta- fakir ailelerin yaşadığı yerler. Geçen yılın yazında yani bu zamanlar kendi kuzenimi "bilgi evi" diye inanarak yani bu çocuk sosyal bilimler, matematik, fen bilimleri falan görür düşüncesiyle ile gidip kayıt ettirdim. Ne yazık ki kayıt için gittiğim müdür odasındaki adam beni karşılayışı bile bir anda her şeyi belli etti. Sonradan anladım ki sadece islami bilgi ve eğitim veriliyordu. Ve bu bilgi evlerinin ortağı bir vakıf ve tabi ki bu vakıf bir cemaate bağlı... Ne yazık ki içeride ne öğretiliyor hiç göremedim ama kuşku duymak için çok şey var. Ne gibi şeyler dönüyor, ne eğitimi veriliyor çocuklara meçhul. Biz de zamanında camiilere kuran kurslarına gider ama namazdan vb. şeylerden hep kaçardık çünkü sokakta küçük çocukların oyun oynaması daha cazip geliyordu. Ne işi vardı zaten 6-7 yaşlarındaki çocukların camiilerde?  Şimdinin insanları çocuklarının dindar yetişmesinin iyi bir şey olduğunu düşünüyor. Ancak bu bir vicdani durum olmaktan çok ideolojik bir araca dönüşmüş durumda. İktidar için partizan insanlar yetişmekte, hiçbir şeyi sorgulamayan, insanların özel hayatlarına, giydiklerine, içtiklerine, görünüme karışmaya kadar giden bir ileri süreci getirmektedir. Bugün insanlar cesaret aldıkları ölçüde zaten insanların hayatına karışmaktadırlar. Özellikle tebliğci denilen zırvalık abidesi insanlar insanların hayatlarına burunlarına ziyadesiyle sokmaktadır. Bunların ileride çoğalacağını düşünmemek elde değil. Kadınların sadece çocuk doğurmak ve ev işi yapmaktan ibaret bireyleri haline getirmek onları hayattan soyutlamak ilerinin tek gayesi olma yolunda ilerliyor. Başörtüsü bir özgürlüktür ancak bu özgürlüğü istismar etmek çok yanlış, insan haklarına aykırı bir durumdur. Her insanın müslüman, her insanın sünni, her sünninin tek tip olmasını sağlamaya çalışmak özgürlüğe bir darbedir.

Ne yazık ki toplumumuzun gitgide özgürlük düşmanı, özgürlük yoksunu, tek tip sünni karakterine doğru ilerlemektedir.Bu ilerleme bizzat iktidar eli ile sistematik bir biçimde hızlıca yapılmaktadır. Çünkü iktidarın artık hiçbir korkusu yoktur. Bugün biz hala bir şeyleri yaptığımızı, iktidara ufak tefek şeylerde geri adım attırdığımızı düşünüyorsak yanılıyoruz. Toplumumuz özgür, kendi kararlarını veren ve sosyal bir devlet olmaktan çok, kapalı, kadına değer vermeyen, uçkurunu daha ön planda tutan, camii ve türevlerini yapmak dışında hiçbir işe yaramayan, her okulu imam hatip lisesi, "ortaokuluna" kadar usülsüzce bir dönüşüm içindedir. Umarım gelecek bizim için umutla dolu olurç

0 yorum:

Yorum Gönder